Etiket: Üniversite Sınavı

Kararını Ver, Geleceğini Şekillendiren Sen Ol!

Neden herkes üniversite eğitimi almak istiyor? Üniversitesiz gelecek imkansız mı? Hangi üniversiteye gitmeli? Ailenin yanında mı okumalı başka bir şehirde aileden uzakta mı olmalı? Hangi bölümü okumalı? Hangi mesleği seçmeli?.. Sorular… Sorular…

Ya cevaplar? Bu ve benzeri sorulara verilen cevaplar ya yeni soruları doğuruyorsa?… Elbette işimiz daha zor olacaktır. Bu yüzden dayanak noktalarımızı oluşturmak ve bunlara göre karar vermemiz gerekir.

Muhakkak ki; verdiğimiz karar geleceğimizi şekillendirecek. Bunun kaygısını yaşıyoruz. Özellikle de üniversiteye aday öğrenciler ve aileleri olarak. Tercih danışmanları, öğretmenler, sektör çalışanları, üniversiteler, psikologlar ve nihayetinde anne-babalar ile söz konusu seçimin asıl öznesi aday öğrenciler.

İlk dayanak noktamız karar verme öznesinde ağırlığın kimde olacağıdır. Beklenen ve en uygun cevap genç yetişkin durumundaki aday öğrencilerin olması gereğidir. Bu ilk dayanak noktası önemlidir çünkü verilen kararın arkasında duracak olan karar vermede aslan payına sahip olmalıdır.

Beklenilenden aksi bir durumda; karşılaşılan ilk hoşnutsuzluk, zorluk gibi engel durumlarında kararın arkasında daha rahat durması gerekenin kararı alması gerekir ilkesini işletmek zorlaşır.

Ülkemizde seçiminden hoşnut olmadığı, umduğunu bulamadığı gerekçesi ile bir çok genç ya mecburiyetten devam etmekte ya da bir şekilde yaptıkları tercihleri terk etmektedirler. Bu kişisel anlamda bir hayal kaybı olarak görünse de toplumsal anlamda ciddi bir yetişmiş veya yetişmeye aday insan işgücü kaybıdır.

Karar vermede ikinci dayanak noktası çevredir. Meslek seçimini etkileyecek kişiler, kurumlar vs. Anne baba yatırımcı sıfatıyla beklenti oluşturacaklardır. Haklarıdır da! Sonuçta uzun bir eğitim sürecinde maddi manevi yatırımda bulunmuşlardır. Ancak bu haklarını bir yaptırım mekanizması olarak kullanmalarını öneremeyiz. Bu çocuklarına güvenmedikleri gerçeğini onaylamak olur. Kısacası anne babalar evlatlarına rehberlik edebilirler ve önerme gücüne sahiptirler ancak karar vermede güvenmek durumunda olmalılar ve zorlamaya girmemeliler. Çünkü ilerleyen dönemde işler yolunda gitmezse evlatları tarafından sorumlu tutulabilirler.

Tabidir ki bu kadar önemli bir kararı verirken profosyonellerden de yardım almak gerekir. Hem rehberlik anlamında hem de tercih tekniği anlamında. Tercih danışmanları geçmiş yılların referansı ve tercih eğilimlerini değerlendirmeleri münasebetiyle doğru adreslerdir. Adayın puanı, programların taban ve tavan puanları, burs oranları, sıralamalar gibi teknik verileri kullanarak  isabetli karar vermede büyük yardımları dokunur. Tercih dönemlerinde neredeyse her üniversite tercih danışmanları ile çalışmaktadır. Bu yüzden nasıl ulaşabilirim kaygısı da yaşamaya gerek yoktur.

Diğer bir çevre faktörü adayın lisedeki öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarıdır. Oradan alınacak rehberlik de kararınızı değerlendirmede önemli veriler sunar. Çünkü öğrenme karakterinizle ilgili arşiv onlardadır ve siz artık onların geleceğe servislerinizdir. Bu nedenle sağlıklı bir rehberlik sunumu olma ihtimali yüksektir.

Bu dönemde belki de tek ve en önemli zararlı çevre etkisi şımarıkça alanından şikayet edenlere ve her önümüze gelenin kendince önerilerine gereğinden fazla kulak kabartmak ve kıymet vermektir. Böyle bir durumda aklınızın karışması kaçınılmaz olur.

Peki hangi bölüm, hangi meslek ve hangi üniversite?

Değişen yaşam kültürü ile bazı meslekler önemi ve değerini yitirmekte bazıları değer kazanmakta ve bazı mesleklerde gündeme gelmektedir. Akademik özellikli kariyer yapabileceğimiz ve sektörel kariyer imkanları artık eskisi gibi ayrışmamaktadır. Akademik bilgi ve sektörel bilgi entegratif biçimde hareket etmektedir. Bu nedenle tercih dönemi boyunca öncelikle alan tespiti kesinleştirilmelidir. Sosyal bilimler mi, yönetim bilimleri mi, temel bilimler mi?

Sonra bu alan kapsamındaki meslekleri sektör temsilcileri ve/veya akdemik dünyadan dinlemek gerekir. Dünü, bugünü ve yarını ile… Burada netleştikten sonra üniversiteyi değerlendirmek gerekir. Eğitim planlaması, pratik olanakları, akademisyen kadrosu, mezunlarının takibi, Dünya üniversiteleri ile “karşılıklı” entegrasyonu gibi özellikleri ile. Seçme listemiz içinde olan bölümlerini de özellikle değerlendirmeliyiz. Çünkü her üniversitenin farklı bölümlere daha çok yatırımı olabilir. Sizinle alakasız bir bölümün yatırımı ile seçim yaparsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Sonuçta asıl olan, geleceğinizin seçimini yaptığınızdır. Nasıl ve hangi koşullarda bir hayat süreceğiniz? Gelecekte kimlerle olacağınız hatta belki müstakbel eşinizdir seçtiğiniz. Bir kimlik seçimidir isminizden önce gelecek olan. Sizi niteleyecek… Dr. Aşye, Öğretmen Kemal, Mühendis Ahmet, Hakim Neşe gibi…

Ne istediğiniz, kim olduğunuz ve neler yapabileceğinizi hesaplayarak seçim yapın.

Duygularınızla düşünün aklınızla karar verin.

Karar verin! Geleceği”nizi” şekillendirin.

İTÜ Kurumsal Akademi Açıldı

245 yıldır hayatın farklı alanlarına yön veren Üniversitemiz, idari kadromuzun kişisel ve mesleki donanımına katkı …